Loading...

Menkıbe Ve Kıssalar


DERVİŞ BABA


"Eyvallah"ı meşhur bir derviş baba, mahallesindeki kahvehanenin önünden geçiyormuş, orada bulunanlardan biri bizim derviş babayı işaret ederek;
- Bu adam var ya bu adam, başına ne gelirse gelsin ne görürse görsün  "eyvallah" Allah`tandır deyip geçer, demiş.

 Kahvehaneye yeni yeni alışan çaylaklardan biri de;
 - Yani ben şimdi şu ensesi kalın kocaman adama bu çelimsiz halimle gidip bir tokat atsam, Allah`tandır deyip "eyvallah" mı edecek?  demiş.

 - Ne zannettin, demiş diğeri.


 Adamın merakı etrafın tezahüratıyla pekişince denemeye karar vermiş. Usulcacık derviş babanın arkasına kadar yaklaşmış. Birdenbire zıplayarak, dev cüssenin taşıdığı kafanın ense köküne şamarı yapıştırmış. Boyu yetmediğinden olacak elinin ayarı da bir hayli kaçmış. Tokadın sesi yankılanırken, hazret hışımla arkasına dönmüş. Korkudan dizlerinin bağı çözülen acemi çaylak güç bela;
 - Baba erenler, Allah`tan Allah`tan demiş, amma tesir edeceğine ihtimal vermez ve hayatından ümid keser haldeymiş ki, baba erenler;

 - Korkma korkma, Hak`tan olduğunu biliyorum, demiş ve;

 - Ben, hangi yezidi musallat etti diye bakıyorum, demiş.


CANDAN KIYMETLİ DOST


Hz. Ömer [r.a], bir gün Allah Resûlü‘ne [s.a.v] edep içinde,

“Ben sizi, nefsim hariç her şeyden çok seviyorum“ dedi. Resûlullah Efendimiz [s.a.v],

“Beni nefsinden de daha fazla sevmedikçe, bu iş tamam olmaz“ buyurdu.


Hz. Ömer sustu. Allah Resulü [s.a.v] kendisine yöne-lip bir
kaç defa şefkatle nazar etti; o esnada kalbine nur ve feyiz akıttı. Hz.
Ömer gönlünü yokladı, niyetine baktı, aslında Allah Resûlü‘nü her
şeyden çok sevdiğini anladı ve samimi olarak,

                “Sizi nefsimden de çok seviyorum“ diye itiraf etti.
                   Resûl-i Kibriya Efendimiz [s.a.v],


“İşte şimdi oldu!“ buyurdu. [Buhârî, Eyman, 3; Ahmed, Müsned, 5/293.]



KISSADAN DERSLER

Bütün sevgilere ve övgülere layık olan yüce Rabbimiz-dir. Sevginin
kaynağı O‘dur. Yüce Allah, yarattığı varlıklar içinde en fazla habibi
Hz. Muhammed‘i [s.a.v] sevmiş ve övmüştür. Onu ilahî aşkın rehberi,
sevenlerin ser-veri yapıp, insanlığa göndermiştir.

Bir müminin insanlar içinde en fazla seveceği kimse Allah‘ın sevgilisi, insanlığın son peygamberi Hz.
Muhammed‘dir [s.a.v].

Her mümin, Resûlullah‘ı [s.a.v] sevmenin farz olduğunu bilmelidir.

Bir insanın başka bir kimseyi sevmesinde iki temel sebep vardır: Biri güzellik, diğeri menfaattir.

Hiç kimse Allah‘ın habibi Hz. Muhammed Efendimiz‘den [s.a.v] ruh, kalp,
beden ve ahlak olarak daha güzel olamaz. Bu yönüyle o, temiz akıl
sahiplerinin hemen seveceği bir güzelliğe ve özelliğe sahiptir.

Menfaate gelince, hiç kimse, âlemlere rahmet yapılan Resûlullah
Efendimiz [s.a.v] gibi insanlığa fayda veremez, dünya ve ahiret
hayatında ona huzur sebebi olamaz. O [s.a.v], kendisini sevenleri
âlemlerin Rabbine dost yapar ve onları almadan ebedi saadet yurdu
cennete girmez. Bu yönüyle de o [s.a.v], insan olarak herkesten çok
sevilmeye layıktır.

Allah Teâlâ buyurur ki:

“Resulüm de ki: Eğer babalarınız, oğullarınız,
kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız
mallarınız,zarar etmesinden korktuğunuz ticaretiniz, hoşlandığınız
evleriniz sizlere Allah‘tan, Resulünden ve Allah yolunda cihat etmekten
daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah
fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.“
[Tövbe 9/24]

Resûlullah [s.a.v] buyurur ki:

“Sizden birisi beni aile efradından, malından ve bütün insanlardan daha fazla sevmedikçe kâmil manada iman etmiş olmaz.“
[Buharî, iman, 8; Müslim, İman, 60-70; Nesâî, iman, 19; İbn Mace, Sün-ne, 9.]










 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:

Örnek Sokak 1a, 12345 Örnekşehir
+90 1234567890